MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiası ile açılan davada; sanığın savunmasında özetle; sigortalı iş bulma vaadiyle Murat isimli kişi tarafından sanayide oto tamircisinde bir hafta çalıştırıldıktan sonra bir takım belgeleri ve noterde evrak imzaladığını savunduğu; UYAP üzerinden yapılan araştırmada... hakkında muhasebe işlerini takip ettiği ...'ye ait mükellefiyette 2008 yılında sahte fatura düzenleme suçundan İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve 2013/356 Esas ve 2015/703 sayılı karar ile hakkında mahkumiyet hükmü verildiği, verilen kararın temyiz incelemesi için Dairemizin 2019/7298 esasına kaydı yapıldığı anlaşıldığından her iki dosyanın birlikte yapılan incelemesinde; muhasebecilik hizmeti verdiği ...’nin sahte fatura düzenlemek fiiline iştirak ettiği iddiasıyla dava açıldığı; yukarıda esas ve karar numarası belirtilen davadaki sanığın savunmasında, 2008 yılında ...'nin muhasebe işlerine baktığını, 9. ayda parası ödenmeyince beyanname vermeyi bıraktığını, iş yerinin sanayide olduğunu, faturaları kendilerinin getirdiklerini, bunlara göre defterlerini tuttuğunu, sahte fatura düzenlenildiğini bilmediğini ve düzenlemediğini savunması, ...'ün ev ve iş yeri aramasında İzmir .... Noterliğinde düzenlemiş ...'nin, ...'e tüm mali hususlarda yetkiler veren 05.11.2007 tarihli vekaletnamenin ele geçmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
1- İddia konusunun aynı mükellefiyete ve aynı faturalara dayanması, aynı olaydan dolayı sanık hakkında vergi raporları düzenlenmesi nedeniyle sanıklar hakkındaki yargılamanın birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunduğundan asıl failler hakkında İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2013/356 Esas numaralı dava ile temyiz incelemesine konu olan bu davanın birleştirilmesi, sanıkların önceki savunmaları ve vergi müfettişine verdiklari ifadeler okunarak sanıkların birbirini tanıyıp tanımadıklarının sorulması, gerekirse bu sanıkların yüzleştirmelerinin yapılması,
2-Suç konusu faturaların mükellef kurumun bağlı olduğu vergi dairesinden ya da bu faturaları kullanan şirketlerin bağlı oldukları vergi dairelerinden sorulmak suretiyle getirtilmesi; sanığa gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması; kabul etmediklari takdirde yazı ve imza örnekleri temin edilerek, suç konusu faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden rapor alınması;
3- Faturaları kullanan kişi ya da şirket yetkilileri dinlenip, sanığı tanıyıp tanımadıkları, faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları ve faturaların verilmesinde sanığın iştirakinin olup olmadığı konusunda beyanlarının alınması;
Sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
4-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy