MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresi olan ve sorgusu sırasında beyan ettiği adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince MERNİS adresine 14.03.2014 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz, sanığın öğrenme üzerine verdiği 09.04.2015 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve zamanaşımı yönünden sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 14.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy