MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Asıl karar: mahkumiyet,
Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın dosyadaki bilinen en son adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılması yerine doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, 11.06.2015 tarihli temyiz talebinin süre yönünden reddine dair ek karar kaldırılarak ve sanığın 19.06.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde düzenlenen, olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01/08/2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun‘un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.