MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın aralarındaki önceki mal alışverişine binaen katılandan yağma yolu ile aldığı üzerinde düzenleme tarihi, katılanın borçlu şekilde adı, rakam ve yazı ile tutarı belirtilen imzalı senedi, daha sonra vade tarihi, alacaklı adı ve borçlu katılanın adresini ekleyip tamamladıktan sonra, icra yoluyla tahsil etmek istemesi şeklinde kabul edilen eyleminin Yargıtay 6. Ceza Dairesi‘nin 11.12.2014 tarihli ilamı ile onanmasına karar verilen Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi‘nin 24.02.2009 tarih ve 2008/225 Esas ve 2009/35 Karar sayılı kararında katılan ile sanık arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil etme amacı ile hareket edilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun‘un 150/1. maddesi kapsamında değerlendirildiği ve bu kabulle verilen kararın kesinleştiği dikkate alınarak sanığın eyleminin TCK‘nin 211. maddesine göre "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 12.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy