MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür Bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, 17.12.2007 tarihli mahkumiyet hükmünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.01.2011 tarihine kadar asli zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 09.09.2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.01.2011 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 14.08.2013 tarihine kadar asli zamanaşımının durduğu ve hükmün açıklandığı 22.05.2015 tarihine kadar 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tutanak tutulan yerdeki elektrik sayacında 11.02.2006 tarihinde yapılan kontrolde sayacın giriş nötr kablosu kesilerek kumanda sistemi oluşturmak suretiyle mührün konuluş amacına aykırı hareket edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında; TCK'nin 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. Katılan kurumca ihbar yazısında ve 28.06.2006 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen 11.02.2006 tarih 111066 seri nolu tutanakla ilgili hazırlık evrakları başlıklı belgede, suça konu sayacın ilk defa 10.03.1987 tarihinde bağlanıp mühürlendiği bildirilerek ilk bağlanma tarihini gösterir abonman sözleşmesinin fotokopisinin gönderildiği, elektrik dağıtım şirketi tarafından sanığın kaçak elektrik kullanımının engellenmesine yönelik, yasanın aradığı anlamda önceden yapılmış usulüne uygun bir mühürleme tutanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında; mühür bozma suçu unsurları itibariyle oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.