MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Gerekçeli kararın öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre sanık ...'e tebliğinin yapılarak, sanığın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekirken, sanığın sorgusunda beyan ettiği MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre tebligat çıkartıldığı, çıkarılan tebligatın 09.06.2015 tarihinde muhtara teslim edildiği, sanığın sorgusunda beyan ettiği aynı zamanda MERNİS adresi de olan "... Mahallesi, ... Caddesi, No:13, İç Kapı No:2, ..., Çanakkale" adresine doğrudan Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanık ...'in temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü ile tebliğnamedeki aksi yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
a)Sanık ...'in yetkilisi, sanık ...'in çalışanı olduğu şirket tarafından, katılanın kimlik bilgileri kullanılarak .... numaralı Avea hattı üzerinden 14.03.2012 tarihli sahte TTNet Abonelik Sözleşmesi düzenlendiği iddia ve kabul edilen olayda; hüküm tarihinden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104. ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında sanıkların eyleminin, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu düzenleme uyarınca sanıklara ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması yasaya aykırı,
b)Hüküm tarihinden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E. 2021/4 K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.