MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda ... adresi olan adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılması yerine doğrudan ... adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, 12.06.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Suça konu, ... ile ilgili İstanbul Kriminal ... Laboratuvarının 01.08.2014 tarihli ekspertiz raporunda suça konu sahte plakada herhangi bir soğuk mühür izinin bulunmadığının tespit edilmesi, suç tarihinde yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile ... basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 gün ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alınması, bu şekilde suça konu plakanın resmi belge niteliğini kazanabilmesi için üzerinde mührün varlığının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy