MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
I- 13.03.2008 tarihli fiili nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Suça konu nüfus cüzdanı talep belgesi ve nüfus cüzdanının ilgili makamlarca düzenlendiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığın mağdur adına oluşturulan sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı alarak kullanmasından ibaret fiillerinin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu halde TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller, gerekçeli kararda gösterilip, tartışılarak, yüklenen suçun sübutu kabul, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, temel cezayı teşdit nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- 17.09.2007 tarihli fiili nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.