MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
... Yapı İnşaat Gıda Oto Isı Sistemleri Tur. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi olan katılanın, Kırıkkale ilinde faaliyet gösteren ortağı ve yetkilisinin sanık ... olduğu ... İnşaat Ticaret Sanayi Turizm İthalat ve İhracat Limited Şirketi’nin Kırşehir ilinde yükleniciliğini yaptığı İl Milli Eğitim Müdürlüğü PVC ve doğrama işinin alt taşeronluğunu 64.000 TL bedel karşılığı yapma konusunda anlaştığı, katılanın yaptığı iş karşılığı 20.000 TL'lık kısmını nakit aldığı, ancak sanık ... ve sanık ...’ın irade birliğine vararak katılana kalan borca ilişkin ödemeden kurtulmak amacıyla düzenledikleri, belirlenemeyen bir şahsa imzalattıkları suça konu sahte bonoları katılana göndermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda; sanık ...’nin soruşturmada suça konu senetlerle ilgisinin olmadığını söylemesi ancak kovuşturmada suça konu 27.000 TL tutarlı senedi düzenleyip imzalayarak katılanla yaptıkları iş karşılığında ...’a elden verdiğini, senedin 20.000 TL’lik kısmını icralık olmadan önce katılanın şirket hesabına havale ettiğini, ancak sonradan aynı senedi aynı meblağ üzerinden tekrar icraya verdiklerini, icraya itiraz etmediğini, kalan 7.000 TL’lik borcu için şahsi kefaletini verdiğini, kalan borcun tamamının abisi ... tarafından ödendiğini, suça konu diğer 17.000 TL tutarlı senetle herhangi bir ilgisinin olmadığını belirtmesi, dosya arasında bulunan ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2906 Esas sayılı icra takip dosyasındaki 01/12/2010 tarihli haciz tutanağı ile de sanığın savunmasının doğrulanması, sanık ...’ın savunmalarında katılanla aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını, kardeşi olan sanık ...’nin katılanla arasındaki iş ilişkisi nedeniyle karşılıklı senet alıp verdiklerini, 27.000 TL tutarlı senedin sanık ... tarafından kabul edildiğini, 17.000 TL tutarlı suça konu diğer senetle herhangi bir ilgisinin olmadığını, kimseye senet göndermediğini beyan etmesi, dosya arasına alınan ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13724 Esas sayılı icra takip dosyasında suça konu 17.000 TL tutarlı senede ilişkin başlatılan icra takibine sanık ...’ın itiraz etmesi üzerine açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/83 Esas sayılı menfi tespit davasında mahkemece aldırılan 22/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu 17.000 TL tutarlı senet üzerinde yer alan borçlu imzalarının mevcut mukayeselerine kıyasla sanık ...’ın eli ürünü olduğunu gösterir yeterlilikte aralarında ortak kaligrafik ve karakteristik tanı unsurlarının gözlenmediğinin belirtilmesi sonucu mahkemece davanın kabulü ile davalının icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verildiğinin görülmesi, dosyada mevcut 03/05/2013 tarihli Uzmanlık raporunda suça konu her iki senedin ön yüzünde atılı bulunan imzaların sanık ...’ın eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun, ancak 17.000 TL tutarlı senedin ön ve arka yüzündeki yazılar ile 27.000 TL tutarlı senetteki “...” ibaresi ve her iki senetteki ciranta imzalarının sanık ...’ın ve sanık ...’nin eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun kaligrafik ve grafolojik bulguların tespit edilemediğinin bildirilmesi, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 26/09/2013 tarihli raporunda ise suça konu senetlerdeki borçlu imzalarının sanık ...’ın eli ürünü olmadığını belirtmesi ile raporlar arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması, tanık Erkan’ın ifadelerinde tam tarihini hatırlamadığını, senetlerin sanık ... tarafından kargo ya da posta ile gönderildiğini, aynı gün katılana verdiğini, katılanın da ifadelerinde senetlerin kargo ya da posta ile geldiğini beyan etmesine karşılık sanık ...’nin suça konu 27.000 TL tutarlı senedi ...’a elden verdiğini savunması, ... Ticaret ve Sanayi Odası’nın 27/09/2011 tarihli cevabi yazı ekindeki belgelere göre; sanık ...’ın 14/07/2003 tarihli tescil işlemine göre 10 yıl süre ile münferiden şirket müdürlüğüne seçildiğinin, 09/03/2010 tarihinden itibaren de sanık ...’nin 10 yıl süre ile münferiden şirket müdürlüğüne seçildiğinin anlaşılması ancak sanık ...’ın şirketi temsil ve ilzam konusunda yetkisinin iptal edildiğine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, üniversitede görevli uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesine göre Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş İhtisas Dairesinden suça konu senetlerdeki borçlu imzalarının, yazı ve rakamların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması, suça konu 27.000 TL tutarlı senette borçlu bölümünde sanık ...’nin yetkilisi olduğu şirketin kaşesinin bulunduğu, diğer 17.000 TL tutarlı senette ise sanık ...’ın adının yazılı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanıklar ile katılan arasında daha öncesindeki ticari ilişki nedeniyle sanıklar tarafından katılana verilen başkaca senetlerin olup olmadığının sanıklardan ve katılandan sorularak varsa bunların onaylı örneklerinin dosya arasına alınması ile senetlerde borçlu kısımlarında ne yazıldığının tespit edilmesi, sanık ... ve katılandan suça konu senetlerin verilmesine ve sanık ...’nin savunmasında belirttiği suça konu 27.000 TL tutarlı senedin icraya konulmadan önce belirli bir kısmını katılana ödediğine ilişkin savunmasına dayanak teşkil eden belgelerinin olup olmadığının sorulması ile dosya arasına alınması, ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden ... İnşaat Ticaret Sanayi Turizm İthalat ve İhracat Limited Şirketi’nin suça konu senetlerin düzenlendiği tarih itibarıyla yetkililerinin kim ya da kimler olduğunun sorulması ile buna ilişkin belgelerin dosyaya getirtilmesi, katılana ve sanıklara ait ticari defter ve belgeler getirtilip konusunda uzman bilirkişiye incelettirilerek, suç tarihi itibarıyla suça konu senetlerin kayıtlarda yer alıp almadığının belirlenmesinden sonra, toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden ve hangi rapora üstünlük tanındığı da belirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.