Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.12.2019 tarih ve 2019/19871 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.01.2020 tarih ve KYB-2019/136208 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına ilişkin Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2013 tarihli ve 2012/6 esas, 2013/110 sayılı kararının 05/09/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 5 yıllık denetim süresinin dolduğundan bahisle hakkındaki davanın düşürülmesi talebinin, denetim süresi içinde 13/01/2016 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan hakkındaki yargılamanın devam ettiğinden bahisle şartları oluşmadığından reddine dair Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2019 tarihli ve 2012/6 esas, 2013/110 sayılı ek kararına karşı yapılan itiraz reddine ilişkin Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli ve 2019/311 değişik iş sayılı kararının "sanık hakkında mahkûmiyete konu suç hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına ilişkin Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2013 tarihli ve 2012/6 esas, 2013/110 sayılı kararının 05/09/2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 13/01/2016 tarihinde kasıtlı olarak işlenen suçtan hakkındaki yargılamanın devam ettiğinin anlaşılması sebebiyle düşme kararı verilmesi talebi reddedilmiş ise de, 5 yıl içerisinde işlenen suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı ve 05/09/2013 tarihli kesinleşmeden itibaren 5 yıllık denetim süresinin 05/09/2018 tarihinde dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
CMK'nin 231/10. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün kaldırılarak kamu davasının düşürülmesi, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde ise aynı Kanun'un 231/11. maddesine göre hükmün açıklanması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarihli 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı ilamında; “Deneme süresi içerisinde işlenen ikinci suçun bu süre içerisinde kesinleşmesi gibi bir zorunluluğa madde metninde yer verilmemiştir. İkinci suçun deneme süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması hükmün açıklanması için yeterlidir. Ancak mahkeme sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra hükmü açıklayabilecektir... 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün, hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olması durumunda hüküm açıklanacaktır. Bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun kesinleşme tarihinin önemi yoktur.” denilerek, hangi hallerde hükmün açıklanabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık hakkında Araklı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.05.2013 tarihli 2012/6 Esas ve 2013/110 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip bu karar 05.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Sanık 25.01.2019 tarihli dilekçesi ile hakkında düşme kararı verilmesini talep etmiştir.
Araklı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.02.2019 tarihli 2012/6 Esas ve 2013/110 Karar sayılı ek kararı ile sanığın 13.01.2016 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı yargılamasının devam ettiğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan itiraz sonucu Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarih ve 2019/311 değişik iş sayılı kararı ile ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan itirazın reddine karar verilmiştir.
UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanığın 13.01.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kamu görevlisine hakaret suçu nedeniyle hakkında iddianame düzenlenmiş, Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli 2017/176 Esas ve 2019/59 Karar sayılı kararıyla, sanığın TCK‘nin 125/3-a, 43. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli 2019/1682 Esas ve 2019/2122 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulması üzerine halen yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda talebe konu olayda, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyip işlemediğinin tespiti yargılamanın sonuçlanmasına bağlıdır. Sanığın anılan suçtan mahkûm olup kararın kesinleşmesi halinde hükmün açıklanması mümkün olacak, aksi durumda ise düşme kararı verilebilecektir. Sanık hakkındaki karar kesinleştiğinde, mahkemece re‘sen ya da talep üzerine düşme şartlarının oluşup oluşmadığı yeniden değerlendirilebilecektir. Ancak inceleme tarihi itibarıyla düşme şartları henüz oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, Araklı Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 05.02.2019 tarihli 2012/6 Esas ve 2013/110 Karar sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarih ve 2019/311 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy