Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19.12.2019 tarih ve 2019/11251 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.12.2019 tarih ve KYB-2019/133623 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli ve 2010/539 esas, 2013/634 sayılı kararının 31/04/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 19/03/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2019 tarihli ve 2019/174 esas, 2019/351 sayılı kararının "Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli ve 2010/539 esas, 2013/634 sayılı kararının, diğer sanıklar Dursun Yalvaç ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23/11/2017 tarihli ve 2015/8869 esas, 2017/8122 karar sayılı bozma ilâmında belirttiği gibi, suça konu raporların düzenlenme tarihlerinin 28/08/2009 tarihi olduğu dikkate alınarak, 11/06/2009 günlü Resmi Gazetede Yayınlarak Yürürlüğe giren Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin 36/1-d maddesi gereği şöförlük mesleği bakımından bedeni ve psikoteknik açısından sağlıklı olduklarını gösterir sağlık raporunu her beş yılda bir almalarının öngörüldüğü, ancak aynı Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca da bu şartın 31/12/2010 tarihine kadar aranmayacağının belirtildiği, 31/12/2010 tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanarak Yürürlüğe giren Karayolları Taşıma Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair Yönetmeliğin 11. maddesinde de bu sürenin 30/06/2012 tarihine kadar uzatıldığı, böylece hükümlünün suça konu raporu almasına gerek olmadığı dikkate alınarak sahteciliğin ''faydasız sahtecilik'' olarak nitelendirilip, suçun yasal
unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosyaya göre; sanığın üzerine atılı eylemin faydasız sahtecilik niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla; ihbarnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.04.2019 tarihli 2019/174 Esas ve 2019/351 Karar sayılı kararının CMK'nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 03.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.