MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
Sanığın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince MERNİS adresine yapılan 05/11/2012 tarihli tebliğ işlemi usulsüz olduğundan; sanığın öğrenme üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 18/10/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 30.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.