MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanma, sahte fatura düzenleme
Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte belge kullanmak suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu suçtan zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz talepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/09/2011 tarihli 2011/3-167 Esas ve 2011/194 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın mahkûmiyetiyle sonuçlanan ceza davasında katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinde, vekil duruşmalara katılmasa dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunlu olup, katılan lehine vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
2-Sanığın mahkûmiyetine ilişkin temel cezanın tayini sırasında, uygulama maddesinin “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesi yerine, 359/b-1 olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “300 TL dilekçe yazma ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “1800 TL maktu vekalet ücretinin” yazılması ve yine hüküm fıkrasındaki “359/b-1” ibaresinin çıkartılarak yerine “359/b” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.