MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
1)Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde:
Yokluğunda verilen kararın öncelikle sanık ...‘in sorgusunda bildirdiği “3721 Sk. No:18 ... Mahallesi ... ...“ adresine Kanun‘un 21/1. maddesi uyarınca tebliğe çıkartılması gerekirken, aynı zamanda MERNİS adresi olan bu adreste doğrudan Kanun‘un 21/2. maddesine göre 18.12.2015 tarihinde muhtara yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu; bununla birlikte, sanığın bu ve başka suçlardan 05.06.2018 tarihinde ceza infaz kurumuna girmesinden sonra, UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık müdafisinin 18.02.2019 tarihli dilekçesiyle kararın kesinleştiğinden bahisle mahsup talebinde bulunduğu ve Mahkemece 04.03.2019 tarihli ek karar ile bu talebin kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında; kararın en aleyhe kabulle 18.02.2019 tarihinde öğrenildiği ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra sanık tarafından 01.03.2021 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlendiğine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşıldıktan sonra, ayrıca TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nin 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılmasına, TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı bölümde yer alan “2 yıl 7 ay 7 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine, "2 yıl 1 ay" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Yargılama sırasında mahkemenin yargı çevresi dışında başka suçtan hükümlü olarak ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.