MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/382 E., 2014/434 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'in yargılama konusu "resmi belgede sahtecilik" eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, kesen son sebep olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 21.05.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği sanık ...'un UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hükümden sonra 03.04.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla ve bu itibarla katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca; sanık ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönündenh
Suç tarihleri itibari ile sanık ...'un, İstanbul ilinde faliyette bulunan Özel Kartal Hastanesi yönetim kurulu başkanı, aynı zamanda kadın doğum uzmanı olarak görev yaptığı, sanık ...'ın, aynı hastanede yeni doğan yoğun bakım servisinde görevli doktor olarak çalıştığı, sanık ...'un, yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'ın eşi, aynı zamanda hastanenin fiilen genel koordinatörlüğünü yaptığı, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ve ...'in ise, aynı hastanede hemşire olarak görev yaptıkları, basında hastanenin çocuk yoğun bakım ünitesinde olumsuz olaylar yaşandığı haberleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, dosyada mevcut soruşturma raporunda ayrıntılı şekilde bahsedildiği üzere, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hastanenin yeni doğan ünitesinde sağlık hizmeti alan bebekler ile ilgili gerçekte olduğundan daha fazla gün/süre yoğun bakım ünitesinde kaldıkları şeklinde sahte belgeler düzenleyerek katılan kuruma fatura ettikleri, denetimin engellenmesi için hastane kayıtlarını düzensiz tuttukları, yine kuruma kayıtlı olmayan sağlık görevlileri tarafından yapılan tedaviler ile ilgili sahte evrak tanzim ederek hastane hekimi tarafından yapılmış gibi gösterilip, katılan kuruma fatura edilip, tahsilat yapılmak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri iddia olunan olayda; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.11.2013 tarihli ve 2013/48031 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan açılan davada, katılan kurum raporuna atıf yapılarak "sanıkların Özel Kartal Hastanesi (Özel İstanbul Park Hastanesi) Yenidoğan yoğun bakım servisinde tedavi gören hastaların fiilen yoğun bakımda sağlık hizmeti verilen sürelerin dışında, daha fazla gün/süre yoğun bakım sağlık hizmeti verilmiş gibi işlemler yapılarak, medula sistemi üzerinden fatura edilmesi ve Özel Kartal Hastanesi kadrosunda bulunmayan "Doktorlar " tarafından, bu hastanede doğumları gerçekleştirilen şahısların, sözde, kurumun kadrolu "Doktoru" Dr ... tarafından doğumlarının gerçekleştirilmiş gibi işlemler yapılarak, medula sistemi üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura edilmesi eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını işledikleri" iddia edilen olayda, sanıkların hangi tedavi ve faturalar nedeniyle sorumlu tutulduklarının, söz konusu eylemler nedeniyle 1.494.143,36 TL kurum zararının bulunduğu belirtilmiş ise de hangi faturaların bu zarara neden olduğunun iddianamede açıkça belirtilmediği, ilgili sağlık hizmeti alan hastalar, hasta yakınları ile gerçekte sağlık hizmeti sunan görevlilerinin beyanlarının alınmadığı, sanıkların inkara yönelik savunmada bulunmuş oldukları ve bilhassa yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'ın savunmasında katılan kurum tarafından suça konu fatura bedellerinin ödenmediğinin beyan edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; iddianamede belirtilen hangi eylemler nedeniyle ve hangi fatura ve tedaviler nedeniyle sanıkların sorumlu tutuldukları belirlenip Yargıtay denetimine elverecek şekilde ilgili belgelerin dosya arasına alınması, soruşturma raporunda ismi geçen hastalar, hasta yakınları ve gerçekte sağlık hizmet sunan görevliler tanık olarak dinlenilerek söz konusu faturalarda belirtilen tedavi hizmetini alıp almadıkları, almışlarsa tedavi belgeleri ile uyumlu olup olmadıkları hususlarının sorulması, suça konu belgeleri düzenleme yetkisi bulunanlar tespit edilip, belgelerdeki imzaların aidiyetlerinin tespit edilmesi, ayrıca katılan kurumdan sahte olduğu tespit edilen fatura bedellerinin ödenip ödenmediği hususunun sorulması, sanıkların görev, yetki ve sorumluluklarının kesin olarak tespiti, tüm deliller toplandıktan sonra katılan kurum zararı bulunup bulunmadığı ve sanıkların sorumlu olup olmadıkları hususunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.