MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/357 E., 2015/125 K.
SUÇLAR: Görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Şikayetçi ... vekilinin temyizi yönünden; adı geçen şikâyetçinin sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı,
Katılan kurum vekilinin temyizi yönünden ise; yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık hükümlerinin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Şikâyetçinin sanıklara yüklenen "Görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından zarar gören sıfatının olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla; şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B)Katılan Kurum Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde
I-Sanık ... Yönünden
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 17.10.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II)Sanıklar ..., ... ve ... Yönünden
Katılanın engelli olan iki çocuğuna ait çocuk alt bezi alınması için Karşıyaka Devlet Hastanesinden almış olduğu çocuk alt bezi kullanımına ilişkin rapora istinaden, sanıklar ... ve ...'e ait ... Medikal isimli firmaya noterden vekaletname verdiği, ancak sanıkların söz konusu malzemeleri alarak katılana vermedikleri gibi, Çukurova Devlet Hastanesinde görevli doktor olan sanık ...'nun da engelli çocuklar adına 24.06.2010 tarihli sahte sonda raporu ve reçeteler düzenlediği, sanıklara ait adı geçen firmanın da sahte rapor ve reçete bedellerini almak için 4 adet fatura düzenleyerek toplam 1.478,75 TL haksız menfaat temin ettikleri, engelli çocukların ihtiyacı için medikal malzeme parası olarak katılan kurum tarafından bankaya yatan paranın katılan tarafından değil, firma yetkilileri tarafından çekildiği ve sanık ...'nun 24.09.2010 tarihinde ölen.... İsimli kişiye 14.10.2010 tarihinde reçete yazdığı iddiasıyla açılan kamu davalarında; Mahkemece her ne kadar, katılanın çocuklarının rahatsızlığı nedeniyle katılan tarafından sanıklara verilen vekaletname, tahsil edilen para miktarı, sanık doktor ...'nun muayene esnasında kimlik kontrolü yapılmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de;
Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, katılanın engelli çocukları için çocuk alt bezi raporu düzenlendiği halde, suça konu 24.06.2010 tarihli raporların sonda kullanımına ilişkin olduğu, katılanın, çocuklarına sonda raporu almadığına ve bu raporların düzenlenmesi için hastaneye gitmediğine, sadece hasta bezi alınması için rapor aldığına ve firma yetkililerine vekaletname verdiğine ilişkin beyanları, katılan kurumdan da bu malzemelere yönelik para tahsil edildiği, söz konusu raporların sanık doktor ... tarafından düzenlendiğinin sanığın kendi beyanlarıyla sabit olduğu, engelli çocuklar adına katılan kurum tarafından yatırılan paraların sanıklar ... ve ...'a ait ... Medikal isimli şirket tarafından çekildiği anlaşılmakla, tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içinde zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zincirleme kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetleri yerine, hatalı değerlendirme ile beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.