MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
A)Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükme ilişkin katılan ... vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyizinin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Sanığın, kamu kurumu niteliğindeki Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan katılan ...'ya ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılan ...'ın evini kiralamak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşünülerek aynı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
b) 5237 sayılı TCK'nin 157/1. maddesi uyarınca belirlenen cezanın "1 yıl" yerine "1" olarak yazılması,
c)Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
C) Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, katılan ...'nın kimlik bilgileriyle oluşturulan kendi fotoğrafının yapıştırıldığı aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı fotokopisiyle 18.02.2011 tarihinde kira sözleşmesi düzenlediği, bu kira kontratına istinaden 15.03.2011 tarihinde Ayedaş; 24.03.2011 tarihinde ise İGDAŞ abone sözleşmeleri düzenlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla özel belge niteliğindeki belgeyi sahte olarak düzenlemesi eyleminin zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tek bir özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı;
D) Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden kabule göre de;
1) Özel belgede sahtecilik suçundan "24.03.2011" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "10.2010" keza dolandırıcılık suçu yönünden ise 18.02.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "10.2010" şeklinde hatalı gösterilmesi,
2)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.