MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/467 E., 2015/154 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Katılan vekilinin vaki duruşmalı inceleme talebinin, yasal koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 15.06.2009 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu bonoların icra takibine konulduğu 14.06.2010 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanlar ... ve ...'in ... Lojistik Hizmetleri Limited Şirketi'nin ortakları olduğu, kardeş olan sanıklar ... ve ...'ın da ... ilindeki ... İnşaat Şirketi'nin yetkilisi bulundukları, katılanlara ait şirket ile sanıklara ait şirket arasında ... ülkesinde inşaat işleri yapımına ilişkin 13.02.2009 tarihli sözleşme ile ortaklık yapıldığı ve sözleşmeye müteakip 23.03.2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla sanıklar ... ve ...'ın katılan şirketi de temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, bir kısım işler yapıldıktan sonra katılanlarla sanıklara ait olan şirketlerin ortaklığının feshine karar verildiği, 01.08.2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla sanıklar ... ve ...'ın katılan şirketi temsil etme yetkilerinin kaldırıldığı, 07.11.2009 tarihinde bu durumun ilan edildiği, ortaklığın feshine ve tasfiyeye ilişkin protokol hazırlandığı, ekinde karşılıklı hak ve borçlar ile tanzim veya keşide edilen bonoların, çeklerin belirlenerek listesinin yapıldığı, sanıklarca bu listede kayıt altına alınanlar dışında katılan şirketi borçlandırıcı işlemin yapılmadığının da taahhüt edildiği,
Sanıkların katılan şirketteki yetkilerinin kaldırılmasına rağmen yetkili oldukları dönemin tarihini ihtiva eder şekilde sonradan katılan şirketi borçlu gösteren birden çok bono düzenleyerek bu bonoları, ... Şirketinin kaşesini basıp birlikte iş yaptıklarını öne sürdükleri bir kısım ticari şirketlere verdikleri ve bu kapsamda katılanlar hakkında yakın tarihli ..., ... ve ... illerinde yurtdışından yaptıkları hak ediş karşılığı para alacakları dönemde icra takipleri başlatıldığı, ... ilinden başlatılan icra takipleriyle ilgili soruşturma neticesinde ihtilafın hukuki olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak ... ilindeki icra müdürlüğünden takibe konulan her biri 700.000 USD bedelli 3 adet bonodan dolayı yapılan yargılamada verilen beraat kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarihli kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bu bozma sonrası Mahkemesince sanıklar ... ve ... ile o dosyadaki başkaca şerikler hakkında TCK'nın 158/1-h maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.12.2025 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği,
İnceleme konusu işbu dosyada ise; sanıklardan ...'ın 15.06.2009 tanzim ve 20.08.2009 vade tarihli, borçlusu katılan şirket, alacaklısı ...... Limited Şirketi olan 2.250.000,00 TL tutarlı, bir diğeri ise 19.06.2009 tanzim, 20.07.2009 ödeme tarihli, meblağ ile alacaklısı aynı olan ve borçlusu katılan şirket gösterilen iki adet bonoyu düzenlediği, bu bonoların lehtarı gözüken .......Şirketi tarafından ...'a ciro edildiği, ... ...'in de bu iki bonoyu Kadıköy İcra Müdürlüğünden 2010/13697 sayılı dosya üzerinden cebri icra oluyla tahsile koyduğu,
Her iki bonoda alacaklı gözüken .......Şirketi yetkilisi ...'nın; ... ülkesinde yapılan inşaatta taşeronluk yapmaları sebebiyle yaptıkları işin karşılığında katılanların kendisine önce çek verdiğini, daha sonra bu çeklerin ödenmeyip ayrıca teminat olarak da 4.500.000,00 TL lik bonoların verildiğini, bu hususta protokolde yaptıklarını, çekleri ... İcra Müdürlüğünden takibe koyduğunu, ayrıca bu çeklerin ödenmemesi nedeniyle kendisine teminat olarak verilen suça konu bonoları da hayvancılık işiyle uğraşan ... ...'tan hayvan alıp ona verdiğini, hayvanları nakde çevirdiğini söylediği,
Bonoları icra takibine koyan sanık ...'in ise; borç para verdiğini, ... ile ortak iş yapmaya çalıştığını, hatta bu konuda protokolde yaptıklarını belirttiği, bonoların lehtarı ...... Şirketi ... ile bonoyu icra takibine koyan sanık ...'in anlatımları arasında çelişki de bulunduğu,
Diğer taraftan katılanların; hak edişten para alacakları zaman üç ayrı ilde yakın tarihli icra takibi yapıldığını, icra takibine konu edilen kıymetli evrakların hiçbir şirketin kayıtlarında yer almadığını öne sürdükleri, ayrıca dosyaya ...'nın ticari ilişkiyi ispat etmek maksadıyla sunduğu ve Girişimciler... Şirketi adına kesilen faturalar incelendiğinde toplam meblağın 850.000,00 TL olup takibe konu bonoların alacak miktarlarının çok altında kaldığı,
Ayrıca sanıklar ... ve ...'in benzer nitelikteki eylemleriyle ilgili ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/4 Esas numaralı yargılama dosyasındaki ve işbu dosyada bonoların sahteleştirme yöntemlerinin aynı olduğu,
İzah edilen tüm bu deliller dikkate alındığında; sanıkların atılı suçu iştirak halinde halinde işledikleri, tamamında kamu kurumu olan icra dairelerinin vasıta kılındığı ve borçlunun katılan şirket olduğu belirlenmiş olup, suça konu bonolarda alacaklı ....... Firmasının şirket olması, bu şirket yetkilisinin de suça konu bonoları ciro ederek gerçekte alacak borç ilişkisi olmaksızın 3. kişiye tevdi etmek suretiyle katılanlar aleyhine cebri icra yoluyla takip yapmaları nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) ve (h) maddelerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas ettiği sabit olup, ayrıca sanıklardan ... ve ...'ın her iki dosyadaki aynı katılana yönelik kısa zaman diliminde benzer yöntemle gerçekleştirdikleri dolandırıcılık fiillerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı dikkate alınarak adı geçen sanıklar hakkında hüküm kurulurken CGK'nın kararında belirlenen ve Dairemizin süre gelen uygulamalarında da istikrarlı şekilde uygulanan ilke uyarınca kesinleşmiş davadan bağımsız şekilde temel ceza belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması ve belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla ise kesinleşen hükümdeki cezanın mahsubuna karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde tüm sanıkların beraatlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.