MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/112 E., 2016/83 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, katılan vekilinin yasal süresinde temyiz isteminde bulunmasından sonra vekaletnamesinde yer alan yetkiye dayanarak 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiği gözetildiğinde temyiz incelemesinin sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerine hasredildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I) Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde temyiz dilekçesini öne sürdükten sonra dava 07.06.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II) Özel Belgede Sahtecilik Suçları Bakımından
Sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Bakımından
Sanıklardan ...'nın katılan şirketin ortağı olduğu, şirket adına alınan arsanın 960.000 TL bedele satın aldığını söylediği arsayı gerçekte daha düşük bedelle satın aldığı, işlemler esnasında sanık ......na ait hesabın kullandığı ve banka çalışanı sanık ...'in söz konusu ödemelerin arsanın paylı maliklerine yapılmış gibi dekontlar düzenlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, Mahkemece sanık ...'un ortağı olduğu katılan şirkete karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, sanıklar ...ve ...'un ise sanık ...'un eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından sanık ...'nın ...İnşaat Taahhüt Emlak ve Ticaret Ltd Şti'nin ortaklarından olduğu, şirket adına gayrımenkul alımı için diğer ortaklar tarafından yetkilendirildiği, şirket adına alınan arsanın gerçek bedeli daha düşük olduğu halde ortaklardan daha yüksek miktarda para aldığı ve arsa alımından kalan parayı uhdesinde tuttuğunun anlaşılması karşısında, ...İnşaat Taahhüt Emlak ve Ticaret Ltd Şti. aleyhine hizmet ilişkisiyle bağdaşmayan tasarruflar yapmak suretiyle menfaat elde etmesi, diğer sanıklar ... ve ...'in yardım eden sıfatıyla sanık ...'un eylemlerine iştirak etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün hâlinde 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde suç vasfında hataya düşülerek tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.02.2026 tarihinde karar verildi.