MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/345 E., 2016/352 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar Mahkemesince sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiş ise de;
Katılanın ...A.Ş şirketinin yetkilisi olduğu, sanığın da bu şirkette 01/04/2007-26/01/2013 tarihleri arasında satış yöneticisi olarak çalıştığı, ... adlı şahsın şirketten 2.100 TL bedelli mal satın aldığı, bu kişinin 28/01/2013 tarihinde sanık adına kayıtlı hesaba borcu olan 2.100 TL'yi havale ettiği, bu tarihten iki gün önce sanığın işten ayrılmış olduğu, iddiaya göre sanığın borçlu ...'dan tahsil etmiş olduğu parayı şirket hesabına aktarmayarak kendi uhdesinde bıraktığının iddia olunduğu olayda;
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın soruşturma aşamasından itibaren istikrar arz eden savunmalarında 12 yıl süre ile müşteki firmada çalıştığını alacaklarını alamadığı için 23.01.2013 tarihinde ihtar çektiğini, bu ihtar üzerine işten çıkarıldığını, işten çıkarıldıktan sonra sosyal haklarını almak amacıyla dava açtığını, ... adlı şahsın komşusu olduğunu ve bayileri olan... adlı şirketten ürün aldığını, ürünlerin bayinin üzerinden faturalandırılması gerekirken yanlış sevkiyat faturalanması sonucu ...'ya fatura edildiğini, kendisine gelen ödemeyi, ...adlı şirketin sahibi olan ... adlı şahsa elden yaptığını beyan ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, ONANMASINA, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.