MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/565 E., 2019/502 K.
SUÇ :Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükümde cezanın takdiren teşdiden verildiği belirtilmesine rağmen temel hapis cezasını alt sınır olan 3 yıldan başlatılması, adli para cezası bakımından; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde hapis cezası yanında hükmolunan temel gün adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacak şekilde belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. Maddesi uyarınca taktir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, buna göre suça konu tüketici kredisi miktarının 17.000,00 TL olduğu da gözetilerek temel cezanın 1700 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bir gün karşılığı 20,00 TL üzerinden çarpılarak hesaplanmak suretiyle sanığın 34.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde neticeten 20.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmek sureti ile eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
... Bankasından gelen yazı cevabında kredinin 21.10.2005 tarihinde kullandırıldığının bildirildiği, ekindeki bilgisayar dökümünde 17.000 TL kredinin , 21.10.2005, 24.10.2005, 02.11.2005 tarihlerinde sırası ile 10.000,00 TL, 6.400,00 TL ve 90,00 TL olarak 3 parçada kullanım bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından suç tarihinin 02.11.2005 olduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli karar başlığında 16.12.2005 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
18.12.2025 tarihinde karar verildi.