B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/405 E., 2020/43 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın, sahte ibraname tanzim ederek emniyette araç üzerinde mülkiyeti muhafaza kaydı şerhinin kaldırılmasına yönelik sanık ...'in eylemine iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içeresinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Sanıkların aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, katılana ait 06... plaka sayılı aracı mülkiyeti muhafaza kaydıyla noterde, sanık ... adına 02.05.2012 tarihinde satın aldıkları, bu satım işlemi sırasında sanık ...'in katılana 10... .000’er TL bedelli bono verdiği, söz konusu bonoların diğer sanık ... tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı, söz konusu satış işleminden sonra, sanık ...'in sahte olarak düzenlenmiş olan.... Noterliğinin 07.05.2012 tarihli ... yevmiye numaralı ibranameyi, mülkiyeti muhafaza kaydının kaldırılması için 10.05.2012 tarihinde ilgili trafik tescil birimine sunarak araç üzerindeki şerhin kaldırıldığı, daha sonra bahse konu aracın aynı gün temyiz dışı sanık Serkan Duran'a satılmak suretiyle menfaat temin ettikleri, bu surette sanık ...'nin nitelikli dolandırıcılık, sanık ...'in ise resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda,
Sanık ...'in aşamalarda alınan savunmasında, "...asıl mağdur olanın kendisi olduğu, bir arkadaşı vasıtası ile tanıdığı sanık ...'ye taksit ile araç almak için elden 40.000 Tl para ödediği, herhangi bir araç vermemesi üzerine sıkıştırınca suça konu aracı almayı teklif ettiği, bunun üzerine birlikte araç almak için ... tarafına gittiklerini, pazarlık yapılıp suça konu aracın üzerine yapıldığı, bundan 2-3 gün sonra sanık ...'nin kendisini arayıp araç üzerindeki rehni kaldırmak için vekalet istediği ve beyan ettiği şahıs adına vekaletname gönderdiği, daha sonra kendisini arayıp rehnin kalktığını söylemesi üzerine arabayı eniştesi üzerine devrettiği..." şeklindeki beyanı, katılan ...'ın soruşturma aşamasında "...sanık ...'ın kendisine "arabayı bulursun da alırsın, biz mafyayız, adamı vururuz, adamı öldürürüz, eğer polise gidersen seni vururum, şikayetini geri almazsan seni öldürürüm" şeklinde beyanda bulunmuş olması, suça konu aracın satım pazarlığının sanık ... tarafından yapılmış olması ve katılana verilen senetleri kefil sıfatı ile imzalamış olduğu anlaşılmakla;
a.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.20 03... -250 sayılı, 09.10.20 12... /8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği ve Mahkemece gözlem yapılmadığı anlaşılmakla; suça konu ibraname aslı getirtilerek, duruşmada incelenmek suretiyle belgenin özelliği ve aldatma niteliğinin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Yukarıdaki açıklamalara göre suçun sübut bulduğu ve atılı suçtan sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmolunması yasaya aykırı,
c.Kabule göre de; suç tarihinin suça konu aracın satıldığı tarihe göre "10.05.2012" olması gerekirken "02.05.2012" olarak yanlış yazılmış olması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.