MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Dolandırıcılık, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık
...
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 12.03.2020 tarihinde tebliğ edilen hüküm, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 01.06.2020 tarihinde temyiz edilmişse de, Covid-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 29.04.2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması karşısında, temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A) “5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçundan verilen düşme hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 tarihli, 2011/3-222 Esas ve 2012/5 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ön ödeme sonucu verilen düşme hükmü de 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesinde sayılan hükümlerden olup, bu kararların temyiz edilebilirlik sınırının 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla halen uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendine göre saptanması gerektiğinden, ön ödemeye esas alınan miktarın temyiz edilebilirlik sınırını tayin edeceği; 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, sanık hakkında verilen ve 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ön ödemeye esas alınan 1.086,60 TL'nin miktar itibarıyla belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, katılanın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B) “Dolandırıcılık” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 14.01.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 01.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.