MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/237 E. 2019/565 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrası kurulan hükümde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınabilecek ve daha ağır olan, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2010 tarihinde kesinleşen 2007/137 esas, 2007/421 karar sayılı ilâmı ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alındığı anlaşılması karşısında, bu hususta Tebliğnamedeki düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2-Sanık hakkında bozma öncesinde Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/272 esas ve 2014/91 karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınıp, temyize konu hükümde ise daha ağır olan Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2010 tarihinde kesinleşen 2007/137 esas, 2007/421 karar sayılı ilâmı ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alındığı, bozma öncesinde aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun gözetilmemesi,
3- 5271 sayılı CMK'nın 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,01.03.2016 tarihli hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozmadan sonra kurulan hükümde, uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlendiği paragrafta yer alan "1 yıl 13 ay hapis cezası" ibaresinin " 2 yıl 1 ay hapis cezası" şeklinde değiştirilmesi, tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafa "1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı" ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin paragraf çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2025 tarihinde karar verildi.