MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/304 E., 2016/52 K.
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edildiği, gereği düşünüldü:
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyizin İncelemesinde ;
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübut bulmadığı yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğu Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçundan Verilen Beraat Hükmüne
İlişkin Temyizin İncelemesinde ;
Sanığın yargılama konusu açığa imzanın kötüye kullanılması eylemi için, belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
10.03.2026 tarihinde karar verildi.