MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/225 E., 2015/333 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ...'nun, ... ilinde ticari faaliyette bulunduğu, yüksek miktarda finans arayışı işinde iken sanık ... aracılığı ile finans danışmanlığı işi ile uğraşan sanıklar ... ve ... ile tanıştığı, tarafların yurt dışından kredi temin edilmek üzere anlaştıkları, katılan ... tarafından sanık ...'ın ... Bankası nezdindeki hesabına 27.03.2012'de 12.000 TL, 29.03.2012 tarihinde 2.400 TL ve 49.000 TL para aktarması ile ödemede bulunduğunun banka dekontları ile belgelendiği, ayrıca elden 90.500 Avro ödemede bulunduğunun da iddia edilerek, sanıklar tarafından katılanın teminini beklediği yurtdışı kaynaklı kredinin bulunmasının söz konusu olmadığı nedeniyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen eylemlerinin; yüz yüze görüşmeleri ve menfaat temininin bu yüz yüze görüşme ile gerçekleşmesi sebebi ve nitelikli dolandırıcılık suçunun unsuru olan bir belgenin de bulunmadığı gözetildiğinde, eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen “dolandırıcılık ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan en son sanıkların sorgusunun yapıldığı 04.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.