MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Mağdurlar ..., ..., ... ve ...'ye yönelik dolandırıcılık ve mağdur ...'a yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümler yönünden;
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve ... sayılı ilamında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile ilgili bir karar verilmediği halde mahkemece bozma sonrası tekrar hüküm kurduğu anlaşılmakla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan ikinci mahkumiyet hükmünün hukuken yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
İddianamede sanığın mağdur ...'a yönelik sadece başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dava açıldığı belirtilip dolandırıcılık suçundan dava açılmadığı halde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 225.maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
23.12.2025 tarihinde karar verildi.