MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/851 E., 2020/160 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik 15 gün temyiz süresi belirleyerek sanıklara tebliğ edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından sanıkların yanıltıldığı ve 15 gün içinde dilekçelerini verdikleri anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-... yönünden nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... yönünden dolandırıcılık, ... yönünden ise nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçlarına yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.04.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle;
Sanıklar ... ve ...'a yüklenen “Dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar ... ve ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.