MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/84 E., 2015/368 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Haklarında takdiri indirim maddesi uygulanan ve suç tarihinde engel sabıkaları bulunmayan sanıklar hakkında, sanıkların birçok suç işlemeleri, herhangi bir pişmanlıklarının olmaması, geçen süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesindeki davada, aslında olmayan bir alacak için yargılamanın sürdürülmesi ve bu konudaki ısrarlı davranışları, suç işleme konusundaki eğilimleri dikkate alınarak aleyhe kanaat edinilmekle TCK.nun 51 ve CMK.nun 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığından bahisle karar verilerek çelişkiye düşülmesi ile sanıklar hakkında kazanılmış hakka konu olmayan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.