MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılan vekilinin, katılanın 04.01.2013 tarihli talimat duruşmasında yer alması, duruşmalara katılamayacağına dair mazeret dilekçeleri verip katılma talebinde bulunması karşısında sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir iken "Katılan ... vekili soruşturma aşamasında vekalet sunmuş ise de, daha sonra yargılamaya katılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına" şeklinde hatalı gerekçe ile vekalet ücreti verilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 9. bendinin çıkarılarak "katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.600,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınıp katılan ...'e verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün oy birliğiyle Tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
10.02.2026 tarihinde karar verildi.