MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/154 E., 2016/166 K.
SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla Bakırköy Asliye 5. Ticaret Mahkemesinin 2011/269 esasına kayden takip ettiği menfi tespit davasında, mahkemece tedbir veya teminat yatırılmasına dair herhangi bir karar verilmediğini bildiği hâlde, 26.05.2011 tarihinde Bakırköy Adliyesinde görüştüğü müvekkili katılandan teminat olarak mahkeme veznesine yatıracağından bahisle haksız şekilde 42.000 Türk lirası aldığı gibi, teminat bedeli olarak bu paranın 38.751,96 Türk lirasını mahkeme veznesine yatırdığına dair 26.05.2011 tarihli, ... seri nolu ve ... sıra nolu sayman mutemedi alındı belgesini gerçeğe aykırı şekilde düzenleyip müvekkili katılana verdiği iddia olunan olayda;
Sanığın suç tarihinde baro levhasından silinmiş avukat olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Mahkemesinin 158/1.i maddesindeki "Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı" suçunun oluşmayacağı ancak, kamu kurumunun maddi varlıklarından olan sayman mutemedi alındısı belgesini kullanmak suretiyle eylemi gerçekleştirmesi karşısında, eyleminin aynı Kanun'un 158/1.d maddesinde düzenlenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.