MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/279 E., 2016/69 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarihi ve sayısı gösterilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanığın yokluğunda verilen İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2010 tarihli ve 2009/192 Esas, 2010/230 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, ilk etapta sanığın yakalama ile beyan ettiği en son adresi dışında tespit edilen adresine 23.06.2010 tarihinde adreste bulunmama nedeni yazılmaksızın imzadan imtina eden komşusuna bilgi verilmek suretiyle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre muhtara usulsüz tebliğ üzerine, bu kez 26.07.2010 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince sanığın yakalama ile beyan ettiği adresine usulsüz olarak tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebliğ işleminin sanığın en son beyan ettiği ve daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış adresine ilk etapta Tebligat Kanunu'nun 35 maddesi gereğince tebligat yapılmış olması nedeniyle kararın usulsüz şekilde kesinleştirildiği, mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılarak denetim süresi içerisinde suç işlendiğinden bahisle açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; kararın usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği, bu haliyle usulüne uygun kesinleşmeyen hükmün açıklamasının geri bırakılması kararlarına ilişkin dosyanın yeniden ele alınarak yargılama yapılıp yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.03.2026 tarihinde karar verildi.