MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 12.11.2007 olması gereken suç tarihinin "2005" olarak hatalı yazılması mahallinde tamamlanabilir yazım hatası kabul edilmiştir.
1.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik
UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre sanık ...'nın 12.11.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu ve sanık ...'a yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ve müdafii, sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının CMK'nin 222/8. maddesi uyarınca ölüm ve olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2026 tarihinde karar verildi.