MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/175 E., 2016/5 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği görüşüldü; Sanığın, katılanlara Sosyal Güvenlik Kurumunda tanıdıkları olduğunu, kendilerine maaş bağlatabileceğini söyleyerek katılanlardan haksız menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda,
5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği; somut olayda ise sanığın katılanlara Sosyal Güvenlik Kurumunda tanıdıklarının olduğunu söylemesi ve bu haliyle anlaşılabilir bir kişiden bahsetmemesi karşısında, eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinde bu maddenin yürürlükte olmaması dikkate alındığında eylemin aynı Kanun'un 157.maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 07.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.