MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/143 E., 2015/559 K.
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği görüşüldü;
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin, Vekalet Ücretine Yönelik Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarihli ve 2019/4-6 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekâlet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekâletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararı verilen sanıklar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 20.03.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.