MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/202 E., 2015/265 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının
zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yargılama konusu suç nedeniyle katılan sıfatını alabilecek derecede doğrudan zarar gören Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, vekili aracılığıyla 20.10.2015 tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ve hükümleri kanuni süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1 maddesinde yer verilen; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” hükmü karşısında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, aynı Kanun'un 237/1 maddesi uyarınca katılan sıfatıyla kamu davasına kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı ve katılan Kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, her iki sanık yönünden 08.10.2015 tarihli sorgu olduğu, bu tarihten itibaren zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde son kesen işlem tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, Cumhuriyet savcısı ve katılan Kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.