MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/132 E., 2015/184 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f.son maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tatbik edilmesine ve zarar miktarı 640,00 TL olmasına rağmen yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası yönüyle alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılarak hüküm kurulmak suretiyle fazla adli para cezası tayin edilmesi,
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
3.Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınabilecek ve daha ağır olan Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli, 2007/8 Esas, 2007/152 Karar sayılı 20.01.2009 kesinleşme ve 08.03.2010 infaza başlama tarihli, sanığın eski hale getirme ve temyiz talebi üzerine verilen 14.07.2011 tarihli infaz durdurma ek kararı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.09.2013 tarihli ve 2013/14429 Esas, 2013/18279 Karar sayılı temyiz ret kararı sonrası temyiz ret kararının kesinleşme tarihini değiştirmeyeceği gözetilmeksizin her ne kadar 26.09.2013 tarihli kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de adli sicil kaydına göre karar tarihi itibariyle infaz edilmemiş 2 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin 20.01.2009 kesinleşme tarihli ilam yerine, Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2008 tarihli, 2007/103 Esas, 2008/306 Karar sayılı, 07.05.2014 kesinleşme tarihli 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ilk paragrafı ile dördüncü paragrafında de yer alan sırasıyla "192" ve "3840" şeklindeki ibarelerin çıkarılması ile yerlerine sırasıyla "64" ve"1280" ibarelerinin eklenmesi, TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin (1) numaralı bendinin beşinci paragrafında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceği" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması ve hükümde tekerrür uygulamasına ilişkin (1) numaralı bendinin sekizinci paragrafında yer alan "...(..Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/103 Esas, 2008/306 karar sayılı ilamından kaynaklanan 2 yıl 2 ay 20 gün..)..." ibarelerinin çıkarılarak yerine ''...( ..Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli, 2007/8 esas, 2007/152 karar sayılı 20.01.2009 kesinleşme tarihli adli sicil kaydına göre karar tarihi itibariyle infaz edilmemiş 2 yıl 8 ay hapis cezasının...)..." ibaresinin eklenmesine ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.