MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/353 E., 2015/397 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ün aşamalarda alınan savunmalarında, sanık ...'ün yanında şoför olarak çalıştığını, söz konusu çeki ...'ün kendisine verdiğini ve çekin arkasını imzalayarak temyiz dışı sanık ...'ya götürmesini istediğini, patronu olan sanık ...'ün talimatı üzerine ciroladığı çeki ...'ya götürdüğünde ...'yı bulamaması üzerine çeki geri getirip patronu olan ...'e verdiğini beyan etmesi, keza tanıklar ... ve ...'ın sanık ...'ün temyiz dışı sanık ...'ün yanında çalıştığına dair beyanları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suça konu çekteki yazı ve imzaların sanık ...'ün eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, yine kovuşturma aşamasında dinlenen ve sanık ... ile aynı dönemde temyiz dışı sanık ...'ün yanında çalıştıklarını beyan eden ...'a sanık ... ile birlikte çalıştıkları dönemde iş yerinde alacaklılara şoför aracılığıyla çek gönderilmesine ilişkin bir uygulamanın olup olmadığı hususunun sorulması, sonucuna göre somut olayda menfaatin kim tarafından, ne şekilde temin edildiği hususunun kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ortaya konularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.