MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/38 E., 2016/45 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
A. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE,
B. Sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde
Sanık hakkında suça konu sahte çeki kullanıp haksız menfaat elde etmek suretiyle şikâyetçi şirkete karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunmasında, yüklenen suçla ve suça konu çekle alakasının bulunmadığını, şikâyetçi şirketle ticari ilişkisinin bulunmadığını, suça konu çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi, soruşturma aşamasında ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 25.03.2014 tarihli ve kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 25.01.2016 tarihli raporlara göre, suça konu çekin ön yüzündeki el yazılarının sanığın eli ürünü olmadığı, çekin ön yüzündeki keşideci imzası ve arka yüzündeki 1. ciranta imzası ile sanığın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirlenmesi, dosya kapsamına ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre, sanık hakkında şikâyetçi ... Sanayi ve ... Şirketi'ne karşı sahte çek kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan ve Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/348 Esas ve Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/102 Esas sayılı dosyaları üzerinden yürütülen davalarda beraat kararları verildiğinin anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamanın önlenmesi ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/348 Esas ve Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/102 Esas sayılı dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkün olması hâlinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, şikâyetçi şirketin suç tarihindeki yetkilisi dinlenerek, sanığı tanıyıp tanımadığının, suça konu çekin kim tarafından, ne şekilde ve hangi hukuki ilişkiye istinaden kendisine verildiğinin sorulması, şikâyetçi şirket vekilinin 06.05.2011 tarihli şikâyet dilekçesi ekinde yer alan kargo gönderi makbuzları ile sevk irsaliyelerinin asıllarının temin edilerek suça konu çeki kargoya veren ve/veya sevk irsaliyelerine konu malzemeleri teslim alan kişinin araştırılması, suça konu çeki kargoya veren ve/veya sevk irsaliyelerine konu malzemeleri teslim alan kişinin sanık olmadığının anlaşılması hâlinde, çeki kargoya veren, malzemelerin nakliyesini yapan ve malzemeleri teslim alan kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek 5271 sayılı CMK'nin 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra yüzleştirme işlemi de yapılarak sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve olaya ilişkin bilgilerinin sorulması, gerekirse kargo gönderi makbuzlarında "... ve ..." isimli firma adına atılı bulunan imzalar ile sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde yer alan el yazısı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi,
2. Kabule göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.