MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/184 E. 2016/305 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın üzerine atılı "resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın eşi ve sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın, sahte olarak düzenlenen ve iğfal kabiliyeti bulunan ...A.Ş ... Şubesine ait, keşidecisi ... olan ... - 22.01.2007 keşide yer ve tarihli, 8042787 çek numaralı 45.000.00 TL değerindeki suça konu çeki aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle dava dışı ...'a verdiği, çekin tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi üzerine çekin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda; Tanık ...'ın alınan beyanında bir borcundan dolayı kendisine kefil olarak zarara uğradığından dolayı sanığın kendisine borcunun bulunduğunu, suça konu çeki de bu borca karşılık olarak aldığı şeklindeki anlatım ile sanığın suça konu çeki önceden doğan borca karşılık verdiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosya kapsamından somut olayda önceden doğan borç nedeniyle suça konu çekin ...'a verildiğinin anlaşılması karşısında dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı sanığın eşi ve sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.