MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/172 E., 2016/167 K.
SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık tarafından suça konu çek kırdırılırken katılan ... şirketi tarafından fatura gerekliliğinin şart koşulduğu, bu bağlamda olayda kullanılan sahte faturalar ve tanık ... hukuki ilişkinin tesisinde esas unsur olduğu, bu şekilde sahte ciro işleminin sanığın menfaatine olduğu ve sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ile müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.