MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/420 E., 2016/157 K.
SUÇLAR : 5809 Sayılı Yasaya Aykırılık Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red, kısmi onama
A. 5809 Sayılı Yasa Uyarınca Verilen Doğrudan 1000 TL Adli Para Cezası Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın mağdurun nüfus cüzdanındaki fotoğrafı değiştirerek telefon hattı sözleşmesi imzaladığı eylemde, Nüfus Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullandığı anlaşıldığından, suç vasfının karar başlığında "Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırcılık" olarak gösterilmesi gerekirken "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.