MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/377 E., 2015/471 K.
SUÇLAR: 5809 sayılı Kanun'a aykırılık, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkındaki 15.10.2015 tarihli ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Ek Karar Yönünden
Sanığa 15.10.2015 tarihli ek kararın 01.07.2016 tarihinde cezaevinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı CMK'nin 35/3. maddesindeki "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." düzenlemeye uygun şekilde cezaevindeki sanığa kararın okunarak anlatılmadığı anlaşılmakla sanık tarafından verilen 11.07.2016 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin, temyiz isteminin reddine dair 15.10.2015 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, sanığın temyiz talebinin reddi ile ek kararın, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
1- Sanığın, müşteki ... ait kimliği kullanarak ... ... numaralı hatlara ilişkin sözleşmeleri düzenleyip, bahse konu hatları kullanarak haksız menfaat temin ettikleri ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; Nüfus Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan nüfus cüzdanın kullanılarak eylemin gerçekleştirildiğinin iddia olunması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıclık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde, kendini vekille temsil ettiren katılan ...lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, katılan vekilinin yalnızca vekalet ücreti istemine yönelik temyizi olup, aleyhe temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.