MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/31 E., 2016/76 K.
SUÇ :Tacirin ticari faaliyeti sırasında nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Müteahhit olan sanığın, ... İli,...Köyü, 1266 ada, 3 nolu parselde bulunan 1. kat Güney cephede yer alan 2+1 daireyi katılana 15.05.2013 tarihinde adi yazılı sözleşme yaparak 80.000,TL bedel ile sattığı, bahsi geçen sözleşme uyarınca katılandan 9.500,TL peşinat aldığı daha sonra sanığın aynı daireyi 3. şahısa satarak 18.07.2014 tarihinde kat irtifakının devri sureti ile resmi devir işlemlerini tamamladığı, diğer taraftan ise satıştan habersiz olan katılanın yapımı devam eden inşaatı kontrol etmek amacı ile inşaata gittiği sırada taşınmazı devir alan 3. şahıs ile tesadüfen karşılaşarak durumu öğrendiği ,katılanın olaydan bir şekilde haberdar olması üzerine rızaen de katılanın ödemiş olduğu 9.500,TL peşinatı iade etmediği iddia olunan olayda;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince kamu davası açıldığı,... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.20 15... /871 E. 2015/869 K. sayılı sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesi kapsamında kalma ihtimaline binaen 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca delilleri değerlendirme görev ve yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, yargılama dosyasında sanık hakkında TCK'nin 158/1-h maddesinden mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, öncelikle bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, suçun da şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesi gerektiği göz önüne alınarak sanığın suç tarihinde bir ticari şirketinin bulunup bulunmadığı ticaret sicil müdürlüğüne kayıtlı firmasının olup olmadığının araştırılarak, suçun sanığa ait şirketin faaliyetleri kapsamında işlenmesi halinde nitelikli dolandırıcılık, aksi halde uzlaşma kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2026 tarihinde karar verildi.