MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2016/205 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının 179,00 TL olduğu ve adli para cezasının miktarının belirlenmesinde bir gün karşılığının 20.00 TL olarak takdir edildiği nazara alındığında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken adli para cezasına ilişkin esas alınan tam gün sayısının 18 yerine 17 olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi isabetsizliği, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/407 Esas, 2012/2320 Karar sayılı dosyasında, hüküm tarihinden sonra, 09.04.2019 tarihli ek karar ile basit hırsızlık suçu yönünden uzlaşma sağlandığından kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu ek kararın kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek ve kesinleşmesi halinde ilamın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir mahkûmiyeti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip cezasından 1/2 oranında indirim yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında teşebbüsün uygulandığı ikinci paragrafta yer alan "sanığa verilen cezadan" ibaresinden önce gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nin 35/2. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
25.02.2026 tarihinde karar verildi.