MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/282 E. 2016/189 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki sanık ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'e yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği; sanık ...'a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun ise sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla Sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü, suç tarihinden ilk sorgu olan sanıklardan ...'ın sorgusunun yapıldığı 17.02.2014 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlerin kurulması Kanun’a aykırı olup sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III.Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan ... isimli şahsın kimlik bilgileri kopyalanarak, sahte nüfus cüzdanı alındığı ve bu nüfus cüzdanına istinaden ... İş Bankasından çek hesabı açtırıldığı, bu çeklerin piyasaya sürüldüğü, bu kapsamda kimliği belirlenemeyen söz konusu şahsın sanık ... ve ... ile tanışarak, ...'den tekstil malzemeleri almak istedikleri, bu nedenle ...'deki katılan ...'in iş yerine geldikleri, burada sanıklar ... ve ...'in katılana itimat telkin edip, kefil olmalarıyla katılandan yaklaşık 10 ton tekstil malzemesi aldıkları, ... adına düzenlenen 20.000 TL bedelli çeki malzemeler karşılığı katılana verdikleri, katılanın bu durumdan şüphelenip çeki almak istemediği, sanık ...'in güven vermek amacıyla sahte çekin arkasını kendi cirolayarak katılana verdiği ve çek karşılığı katılandan tekstil malzemesi aldıkları iddia olunan olayda; sanık ...'in komisyoncu olduğu, suç konusu çekin arkasında cirosunun bulunmadığı, gerçek kimliği tespit edilemeyen ... adlı şahsın sanık ... tarafından katılanla ve sanık ... ile tanıştırıldığı, sanık ...'in sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.