MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/331 E., 2016/202 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Şİkayetçi ...'nın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Şİkayetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" ve "dolandırıcılık" suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi kurumun kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık İle Katılan vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 07.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık İle Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa ait tüm teşhis ve tedavi evrakı getirtilip aldığı suça konu sağlık hizmetinin acil yardım kapsamında bulunup bulunmadığı, yüklenen suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı belirlenmeden ve sanığın tedavi giderleri karşılığında katılan kuruma senet verdiğini savunması karşısında, senet bedelini ödeyip ödemediği de araştırılarak suçun sübutu halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.