B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/274 E., 2016/207 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanık hakkında eylemi nedeniyle bozma öncesi verilen kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak sanık hakkında bozma öncesindeki cezadan fazla cezaya hükmedilerek ve erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının (6) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere“Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 10 AY HAPİS ve 2.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” paragrafının eklenmesi ile hükümde TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin (8) numaralı paragrafında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması ve TCK'nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin (9) numaralı bendinin tamamen çıkartılarak, yerine "TCK'nın 51. maddesine göre suçun işlenmesindeki şekil ve özellikler sanığın cezasının ertelenmesinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda hakkında mahkememizce olumlu kanaat edildiğinden HÜKMEDİLEN CEZANIN TAKDİREN ERTELENMESİNE," ve TCK. 51/3 mad. gereğince takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi içinde takdiren sanığa bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına, ancak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine hükmedilen yükümlülüklere uymadığı takdirde TCK. 51/7 mad. göre erteleme kararının geri alınacağı cezanın infaz edileceği hususunun ihtarına" ve "TCK'nın 53/4. madde hükmü uyarınca sanık hakkında TCK'nın 53. madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" paragraflarının eklenmesi ve devam eden kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
26.02.2026 tarihinde karar verildi.