MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/283 E., 2016/192 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, katılan ile aralarındaki anlaşmaya binaen senetler tanzim edildiği, senetlerin katılan ... tarafından imzalanarak sanığa verildiği, sonrasında aralarındaki anlaşmaya göre katılan ...'nin imzalamış olduğu senetlerin sanık tarafından geri verildiği ancak sanığın iade ettiği bir kısım senetlerin gerçek senetler olmayıp, gerçek senetlerin aynısı niteliğindeki sahte senetler olduğu, katılan ...'nin gerçek senetleri iade aldığını zannetmesine rağmen sanığın elinde tuttuğu bir kısım gerçek senetleri ... İcra Müdürlüğü’ne takibe koyarak işlem başlattığı, bu şekilde sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda, katılanın mağduriyetinin giderilmesi nedeni ile şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin 29.03.2016 tarihli dilekçe içeriği ile zararının giderildiğini bu nedenle zararı kalmadığından dolayı şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, bu durumda 29.03.2016 tarihli dilekçeye nazaran katılanın talebi alınarak zararın giderilip giderilmediği, giderildiyse, hangi tarihte giderildiği, tamamının ödenip ödenmediği, kısmi ödeme var ise bu ödemeye muvafakatinin olup olmadığı hususlarının sorulmasından sonra 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesindeki koşullar da değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.