MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/248 E., 2016/50 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Karar verilmesine yer olmadığına, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizinin mümkün bulunmadığı;
Diğer hüküm yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, karar tarihi itibarıyla itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün bulunmadığı ve itiraz merciince itirazın reddine karar verilerek 17.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın babası olan ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... , ... şubesinden konut kredisi kullanabilmek için oğlu olan sanık ... vekaletname verdiği, sanığın bankadan kredinin temini amacıyla, yanlarında çalışan ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ü gerçekte olmadığı halde kiracı olarak göstererek 01.12.2009 başlangıç tarihli sahte kira sözleşmesini düzenlediği, keza yine yanında çalışan müşteki ... isimli şahısta gerçekte kiracısı olmadığı halde, müştekiyi de kiracı olarak göstermek suretiyle imzasını taklit edip 01.03.2006 başlangıç tarihli sahte kira sözleşmesini düzenlediği, daha sonra bu kira sözleşmelerini katılan bankaya vermek suretiyle 60.000,00 Türk lirası tutarında konut kredisi aldığı, ancak kredi tutarını bankaya ödemediği iddia olunan olayda;
1. Katılan bankaya suça konu kira sözleşmelerinin sunulmaması halinde temyiz dışı sanığa söz konusu konut kredisinin kullandırılıp kullandırılmayacağı ve kullandırılacak olması halinde kullandırılan kredi miktarında farklılık olup olmayacağı hususlarının sorularak, söz konusu kira sözleşmelerinin katılan banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlayıp sağlamadığı hususunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de; Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.